Tarihi

Tiyatrosu ile ünlü Aspendos antik kenti M.Ö. 10. yüzyılda Akalar tarafından kurulmuş ve antik devrin mamur zengin kentlerinden biridir. Kent biri büyük, biri küçük iki tepe üzerine kurulmuştur.

Önemli bir ticaret yolu üzerinde olduğu ve bölgenin en büyük nehirlerinden Antik Eurymedon (Köprüçay Irmağı) ile limana bağlandığı için Aspendos, her çağda ele geçirilmek istenen kentler arasında yer almıştır.

Aspendos bölgede kendi adına madeni para bastıran ilk şehirlerden biridir.

Estwediiys’in Kenti

1947’de yapılan Adana yakınındaki Karatepe kazılarında bulunan M.S. sekizinci yüzyılın sonlarına ait hem Hitit hiyeroglifi hem de Finike alfabesi ile kazılmış olan iki dildeki yazıt, Danunum (Adana) Kralı Asitawada’nın kendi isminden türetilmiş Azitawadda adında bir şehir kurduğunu ve kendisinin Muksas ya da Mopsus hanedanı üyesi olduğunu belirtir.

“Estwediiys” ve “azitawaddi” isimleri arasındaki bu şaşırtıcı benzerlik Aspendos şehrinin Asitawada’nın kurduğu şehir olabileceğine işaret eder.

Tarihi M.Ö. 5. yüzyıla uzanan bu gümüş sikkelerde şehrin adı yerel yazı ile Estwediiys olarak geçer.

İskender’in ölümünden sonra Ptolemaios egemenliğine giren şehrin, en parlak dönemi şüphesiz, ünlü tiyatro ve su yollarının inşa edildiği Roma İmparatorluk dönemidir.

Ticaret Kenti

Şehir kıyıda olmasa da, Eurymedon (Köprüçay) Nehri’nin kenarında bulunması gemilerin şehre ulaşımını mümkün kılmıştır.

Şehirde dokunan altın ve gümüş işlemeli duvar halıları, limon ağacından yapılmış mobilyalar ve heykelcikler, yakındaki Kapria Gölü’nden elde edilen tuz, şarap ve özellikle Aspendos’un meşhur atları, Aspendos’luların ihraç ettikleri ürünler arasında en başta gelenlerdir.

Üzüm yetiştirmekle ve şarap tüccarlığı ile tanınmış olsalar da dini törenlerinde tanrılarına şarap sunmayan Aspendos’lular, bunun sebebini “Eğer şarap yalnızca tanrılara ait olsaydı, kuşlar üzümleri yemeye cesaret edemezlerdi” diyerek açıklamışlardır.

Kent, M.Ö. 334 yılına kadar çeşitli defalar Yunanlılar ile Persler arasında el değiştirdikten sonra, genç Makedonya kralı Büyük İskender’in egemenliğine girer.

Büyük İskender’in ölümünden sonra kurulan Helenistik krallıklar arasında gidip gelen Aspendos kenti, M.Ö. 190 yılındaki Magnesia (Manisa) savaşı sonunda Bergama kralı II. Eumenes’in eline geçer.

M.Ö. 133’te Bergama’nın son kralı III. Attalos’un krallığı ile topraklarını Roma’ya devretmesi üzerine Aspendos, Roma İmparatorluğu’nun Lykia-Pamphylia eyaletinin bir vilayeti haline gelir.

Atatürk ve Aspendos

Atatürk arkeolojik kazılara önem verirdi. 1930’da Antalya ziyaretinde Aspendos tiyatrosunun onarılmasını ve yeniden açılması için emir vermiş, tiyatroda güreşler düzenlenmesini ve yerli yabancı turistin hizmetine açılmasını istemiştir.

1930-Atatürk Aspendos Antik Tiyatrosu önünde halkla beraber

Tiyatro

Aspendos’un en önemli yapısı tiyatrosudur. Antik dünyanın en iyi korunmuş tiyatrolardan biri olduğunu söylemek kesinlikle mümkün. Günümüzde hala dans gösterilerine ve konserlere ev sahipliği yapan tiyatronun, yaşayan bir tarih olarak günümüzde de yer alması keyif verici.

Tiyatro Yunan geleneğine uygun şekilde bir tepedeki bayır üzerine inşa edilmiştir. Ancak mimari açıdan Roma tipinin özelliklerini yansıtır. Yapım yılı MS. 2. yüzyıldır (Marcus Aurelius dönemi).

Tiyatronun sahne binası Selçuklu döneminde kervansaray olarak kullanılmıştır. Tiyatro Selçuklu onarım ve restorasyonu sayesinde günümüze bu kadar iyi halde ulaşabilmiştir. Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubat, sahnenin büyük merdiven kulesinin içini figürlü çinilerle kaplayıp köşk haline getirmiştir. Bunların izleri halen görülmektedir. Çiniler Antalya Arkeoloji Müzesinde sergilenmektedir.

Duvarlardaki kırmızı zikzak desenli sıva izleri Selçuklu döneminden kalmadır.

Sahne binasının üst orta kısmındaki pediment’te şarap tanrısı, tiyatroların kurucusu ve koruyucusu olan Dionysos’un kabartması bulunmaktadır.

Orkestradan başlayıp yukarı çıkarak, ilk sıra senatörlere, yargıçlara ve büyükelçilere, ikinci sıra ise şehrin diğer ileri gelenlerine ayrılmıştır.

Diğer kısımlar tüm vatandaşlara açıktır. Kadınlar genellikle galerinin altındaki üst sıralarda otururlardı. Cavea’nın üst kısmındaki oturulacak belirli yerlere yontulmuş isimlerden buraların da belli kişilere ayrıldığı açıkça anlaşılmaktadır.

Protokolün genel kuralı olarak caeva’nın her iki tarafındaki girişlerin üzerinde bulunan localar imparatorluk ailesine ve kendilerini Roma’nın yürek tanrısı Vesta’ya adamış kutsal bakirelere ayrılmıştır.

Akustiğiyle ünlü tiyatro günümüzde bir çok etkinliğe ev sahipliği yapmaktadır. Her yıl düzenlenen Aspendos Uluslararası Opera ve Bale Festivali başta olmak üzere konserler,tiyatrolar,dans gösterileri yapılmaktadır.

Aspendos Tiyatorsunun Efsanesi

Tiyatronun akustiğiyle ilgili bir de efsane bulunmaktadır. Orkestranın ortasında çıkartılan en ufak bir ses bile en üst sıradaki galerilerden rahatça duyulabilir.

Buna göre; Aspendos Kralı, şehre kimin en fazla hizmet sunabileceğini görmek için bir yarışma düzenleyeceğini ve kazananın kızı ile evlenebileceğini ilan eder. Bunu duyan sanatkarlar son hız çalışmaya koyulurlar. Nihayet karar günü geldiğinde, kral herkesin çabasını bir bir inceler ve iki aday seçer.

Bu adaylardan birincisi, şehre su kemerleri yolu ile çok uzak mesafelerden su getiren bir sistemi kurmayı başarmıştır. İkinci aday ise tiyatroyu inşa etmiştir. Kral birinci adaydan yana karar vermek üzere iken tiyatroya bir daha bakması istenir.

Tiyatronun en üst galerisi civarında gezinirken nereden geldiği belli olmayan bir sesin derinden ve defalarca “Kralın kızı bana verilmeli.” dediğini duyar. Büyük bir şaşkınlık yaşayan kral, sesin nereden geldiğini arar ancak kimseyi bulamaz. Bu kişi, tabii ki, yarattığı şaheserin akustiği ile övünen ve sahnede çok kısık bir sesle konuşan tiyatronun mimarının ta kendisidir. Sonunda güzel kızı mimar kazanır ve düğün töreni de bu tiyatroda yapılır.

Kente Giriş

Aspendos’un tanıtımı maalesef daha çok antik tiyatro üzerinden yapılıyor. Fakat tiyatronun yanında yer alan patikayı takip ederek şehrin geri kalanını da kesinlikle görmelisiniz.

Patikadan ilerlemeye devam ettiğinizde sağınızda yıkık durumdaki meclis binasını göreceksiniz.

Yürüdüğünüz patikanın büyük kısmı kırılmış taş ve topraktan oluşuyor . Kente giriş kısmında kanalizasyon sistemini görmeniz mümkün.

Bazilika ve Market Binası

Helenistik dönemde yapılmış üç katlı Market Binasının üçüncü stoa katı kaldırılmış ve buraya Roma Bazilikası inşa edilmiştir. 

Bazilika, Romalılar tarafından icat edilen mimari bir yapıdır. Roma bazilikaları farklı amaçlar için kullanılırdı ancak bunların hepsi toplumla ilgili meseleler olurdu.

Bu binalarda mahkemeler ve alışveriş pazarları kurulurdu. Aspendos Bazilikasında aynı zamanda bir de yargıç kürsüsü bulunmaktadır.

Günümüzde de hala etkileyici bir yapı olan Bazilikanın içerisine soluklanmak ve güneşten kaçmak için sığınabilirsiniz. Zira uzun duvarları dolayısıyla sürekli gölge bulabileceğiniz bir alan. 🌞🌞🌞

Biz de içerisinde gölge bir köşe bulup dinlenmiştik. Ve bunu yaparken bazilikanın geçmiş zamanındaki heybetli halini hayal etmek bize çok keyif vermişti 🙂

3 katlı olarak inşa edilen Market Binasının sadece iki alt katı günümüze kadar ulaşmıştır. 

Nymphaeum (Çeşme)

MS. 2-3. yüzyıla tarihlendirilen anıtsal çeşmenin sadece ön yüzü günümüze kadar gelebilmiştir. Çeşmenin tamamı çok büyük olasılıkla  mermer kaplıydı. İki katlı olan yapıda toplam 12 niş bulunmakta.

Bunlardan 5’i alt katta, 5’i üst katta ve 2’si de yan tarafta yer almaktadır. Bu nişler büyük olasılıkla birbirinden güzel heykellerle süslüydü.

Alt katın orta kısmındaki büyük nişte opus sectile tarzı duvar süsleme izlerini hala görebilirsiniz. Resim kaynakHasan Kobakçı

Roma Su Kemeri (Aqueduct)

Kentin bir diğer önemli yapısı 2 kilometre uzunluğundaki Roma Su Kemeridir. Aquedcut olarak da bilinen kemer tünel,köprü ve kanallardan oluşan bir komplekstir.

Antik dönem su kemerlerinin nadir bir örneğini oluşturan yapı, şehre suyu yakındaki dağlardan bu kanallar aracılığıyla taşırdı. 30 metre yüksekliğiyle Roma dönemi benzerlerinden de ayrılmaktadır.

Ünlü arkeolog Geogre Ewart Bean, Sifon sistemi ve su kuleleri gibi karmaşık yapıya sahip olan bu kemerin, 2 milyon denarius karşılığında Tiberius Claudius Italicus adına inşa edildiğini söylemektedir.

Kemeri yakından görmek için Aspendos’un hemen yakınındaki Camili köyüne gidebilirsiniz.Resim kaynak:Bernard Gagnon

Dükkanlar

Agoranın hemen batı kenarında agora boyunca inşa edilmiş iki katlı bir kompleks yer alır. Dükkanlar olarak da tanımlanabilen bu yapı kompleksi oldukça büyük ve bir kerede yapılmıştır. Önemli ticarete hizmet eden ya da depo vazifesi gören bir tür market binası olarak da düşünülmüş olabilir. 

Resim kaynak: turkisharchaeonews.net

Bouleuterion/Odeon

Bouleuterion (Meclis Binası) ya da Odeon olduğu hala tespit edilemeyen bu yapı Agora’da çeşmenin hemen yanında yer almaktadır. Eskiden içinde oturma sıralarının da bulunduğu yarı dairesel mimariye sahip bu binanın kent meclisi olarak kullanıldığı düşünülmektedir. Ancak Odeon kullanımına da uygundur. Binanın önündeki avluda bazı yazıtlar bulunmaktadır.

Resim kaynak: www.aspendosgezi.com

Stadyum

Aspendos stadyumu ne yazık ki günümüze harabe halinde ulaşmıştır. U şeklindeki stadyum 215 metre uzunluğunda ve 30 metre genişliğindedir. Antik dönemde spor faaliyetlerin yapıldığı stadyumun 8 bin izleyici aldığı tahmin edilmektedir.

Nasıl Gidilir ?🚗🚌✈

Antalya merkeze yaklaşık olarak 52 km uzaklıkta olan antik kente ulaşım için Antalya Otogar’dan kalkan Serik otobüslerine binmeniz gerekmektedir. Serik otobüsü  sizi bir durakta bırakıyor ve oradan bineceğiniz minibüs ile Aspendos Antik Kenti’nin önünde inebilirsiniz. 🚌🚌🚌

Gidilen mevsime göre minibüs saatlerini sormanızda fayda olacaktır. Dönüş için de antik tiyatronun önünden aynı minibüslere binerek sizi Serik otobüslerinin geçtiği durağa götürmelerini isteyebilirsiniz.

 

Kaynakça:

1-www.arkeolojidunyasi.com

2-www.serik.gov.tr

3-www.kultur.gov.tr

4-www.aspendosgezi.com

4 Responses

    • antik çağ yolcuları

      Yorumunuz için çok teşekkürler.Yeni yazılarımız eklenmeye devam edecektir 🙂

      Cevapla
  1. Fatih

    Anadolu’daki en büyük zenginliğimiz olan antik kentlerle ilgili gayet açıklayıcı ve detaylı bilgiler yer alıyor, siteyi genişletmeye devam edin:)

    Cevapla
    • antik çağ yolcuları

      Teşekkür ederiz.Site için yeni yazı ve projelerimiz olacaktır.Lütfen takip etmeye devam edin 🙂

      Cevapla

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.