Tarihi

Myra antik kenti günümüzde kaya mezarları ile ünlü. Ancak bu şehir gezginlere kesinlikle bundan daha fazlasını vaat ediyor 👌

İlk şehir yerleşimi M.Ö. 5. yy civarında yüksek şehir anlamına gelen Akropol tepesinde kurulmuş. Ancak yavaş yavaş genişleyen şehir zamanla aşağı taşınmış. Günümüzde akropolde gezilecek alan bulunmuyor. 

Myra ismi Likçe’de Myrrh ya da Muri olarak geçer ve ünlü Mür yağının üretildiği mersin ağacından gelmektedir. Aşağıda bu ağacı görebilirsiniz. Myra ismi daha sonda Demre’ye dönüşmüş 🌳

Likya birliğinin 6 büyük kentinden biri olan Myra’nın birlik içerisinde 3 oy kullanma hakkı bulunmaktaymış. Ayrıca M.Ö.1. yüzyılda Patara, Tlos ve Ksantos ile birlikte metropolis ünvanına sahip şehirlerden birisi arasında yer alıyor.

Myra’nın Likya birliğine ait sikkeler dışında kendi adıyla basılmış sikkeleri de bulunmaktadır. Bu sikkelerde şehrin tanrıçası olan Artemis Anadolu tanrıçası olan Kibele formunda betimlenmiştir. Ve bu durum kültürler arası geçişin önemli bir tarafını yansıtmaktadır.

MS.141 yılında bölgede büyük bir deprem meydana gelmiş 🙁 Bu depremden etkilenen kente Rhodiapolis’li zengin Opramoas maddi destekte bulunmuş, yıkılan bir çok yapının onarımını üstlenmiş ve kentin yeniden kurulması için yardım etmiş 💰 Şehre yapılan bu yardımlar şüphesiz Myra’nın önemli bir kent olmasından kaynaklanmaktaydı.

Aziz Nikolaos (Noel Baba)

Likya bölgesinin Hristiyanlık dönemindeki en önemli kenti  Myra olmuş. Bu durumu şehrin önemli piskoposu olan Aziz Nikolaos’a borçludur. Bu Aziz resmen şehrin sembolü olmuş ve ölümünden sonra 6.yüzyılda adına bir kilise yaptırılmış ve buraya gömülmüş 🕍

Halka olan yardım severliği ve çocuklara olan sevgisinden ötürü Noel Baba olarak da bilinen Aziz Nikolaos ve kilisesi hakkında daha fazla bilgiyi yazımızda bulabilirsiniz.

Felaketler

2. Theodosion (MS.408–450) döneminde Likya bölgesinin başkenti olan Myra’yı çeşitli felaketler ile karşılaşmış.

MS.141’deki depremden sonra MS.529’da da büyük bir deprem meydana gelmiş ve şehir ciddi anlamda etkilenmiş 😔 Bu depremden sonra kent 1. Justinianos’un yardımıyla yeniden inşa edilmiş. 

Bu depremin hemen ardından başka bir felaket yaşanmış. MS.542’de büyük veba salgını yayılmış ve kenti oldukça etkilemiş bir çok kişi yaşamını kaybetmiş 😢

Myra’da Arap Akınları

Myra 7.-9. yüzyıllar arasında Arap akınlarına maruz kalmış ve bu akınlar sonucunda, kentin en önemli yapısı olan Aziz Nikolaos Kilisesi 1034’te yıkılmış.

17.yüzyılda önemini tamamen yitiren Myra, piskoposluk merkezi olma özelliğini Kaş’ın karşı yakasında bulunan Meis Adasına devretmiş. Böylece Myra tarih sahnesindeki önemini yitirmiş.

Alüvyonlar

Bu kez kent 13. yüzyılda büyük bir sel baskınına maruz kalmış ve şehrin tamamı alüvyonlara altında kalmış. Günümüzde eski Myra’nın büyük kısmını örten 4-9 metrelik alivyon tabaka mevcuttur ve üzerine Demre inşa edilmiştir.

Bu durum günümüzde kullanılan konutların altında kalan antik yapıların kazılmasını zorlaştırmış hatta imkansız hale getirmiş. Bunu yukarıdaki resimdeki Myra Şapeli örneğinde görüyoruz. Alüvyon tabakanın altında kalan şapel bulunduktan sonra kazılmaya başlanmış ancak şapel giriş kapısının üzerine ev inşa edildiği için kazılar buraya kadar yapılabilmiş.

Dünya Arkeoloji Dergisinin Myra kapaklı 41.Sayısı 

Dünyanın en çok okunan arkeoloji dergisi olan “World Archeology Magazine” dergisinin 41. sayısının kapağında Myra Antik kentine yer verilmiş. Dergide Myra ve Andriake kazılarının başkanlığını yürüten Prof. Dr. Nezvat Çevik’in makalesi yayınlanmış 👏👏👏

Ülkemizin tarihi zenginliklerinin uluslararası anlamda tanınması açısından bizi sevindiren önemli bir olay 😊  Dergideki yazının bir kısmına bu linkten online olarak ulaşabilirsiniz 📰

Şehrin ayakta kalan yapıları Tiyatro, Kaya Mezarlığı (Nekropol), Şapel ve Hamamdan oluşmaktadır.

Tiyatro

Myra tiyatrosu ilk olarak Helenistik dönemde inşa edilmiş. Daha sonra Roma döneminde ise bu ilk tiyatroyu tamamen örten yeni bir tiyatro inşa edilmiş. Günümüzde gördüğümüz yapı Roma döneminde yapılmış olandır.

Likya bölgesinin en büyüğü olan Myra tiyatrosunun 11.000 kişilik kapasitesi bulunmaktadır.

Tiyatronun batı galeri duvarında “Gezici esnaf Gaius’un yeri” yazılıdır. Başka bir duvarda ise resim ve yazı bir aradadır: Zafer tanrıçasının figürünün önünde, “Kente şans getir ve sürekli galip ol” yazılıdır.

Myra Tiyatrosunun Maskları

Myra tiyatrosu gezdiğimiz diğer antik tiyatrolar arasında en çok maskın yer aldığı ve sergilendiği tiyatro olması açısından bizi oldukça etkiledi 🤩

Bir çok maskta Medusa figürünün kullanıldığını gördük. Medusa’nın lanetli bir varlık olması büyük olasılıkla tiyatrodaki oyunlar sırasında halk üzerinde korku ve heyecan yaratıyordu.

Myra maskları çok çeşitli ve tiyatronun deprem nedeniyle yıkılmasından sonra dağılan bu taş blokların bir kısmı restorasyonlarla tiyatrodaki yerini almış durumda bir kısmı ise antik kentin çeşitli yerlerinde sergilenmekte.

Myra Tiyatrosunun Frizleri

Tiyatronun girişindeki frizlerde mitolojik sahneler ve eroslar-tanrı-tanrıçalar betimlenmiş. Çiçek desenli süslemeler günümüze iyi durumda gelebilmiş.

Mükemmel işçilikle yapılmış bu frizlerdeki bazı figürlerin yüzleri ne yazık ki tahrip olmuş 🙁

Kaya Mezarları (Nekropol)

Myra Nekropolü kaya mezarlarından oluşmaktadır. Çoğunlukla M.Ö.400-320 yıllarına tarihlenebilir. Klasik dönem Likya kaya mezarlarının en görkemli örnekleri Myra bulunmaktadır. Günümüzde Myra mezarları denilince akla genellikle aşağıdaki nekropol gelir ancak kentte iki adet daha nekropol bulunmaktadır.

Antik kentte toplam 103 adet mezar vardır ve bu mezarlar 3 nekropole (Doğu,Güney,Batı) bölünmüştür:

1-Doğu Nekropolü: Nehir Nekropolü olarak da bilinir ve Myros vadisine bakar. Nehir Nekropol’ü olarak da bilinir. 41 Mezar yer alır.

2-Güney Nekropolü: Doğu ve Batı Nekropol’ü arasında yer alır. 12 adet mezar bulunur

3-Batı Nekropolü: Deniz Nekropol’ü olarak da bilinir. 47 mezar bulunur.

Mezar Detayları

Bazı mezarların üstünde insan figürleri yer alıyor. Üstteki mezar bir aile mezarlığı. Aile üyelerinden oluşan bir çok kişi beraber tasvir edilmiş. Soldaki sahnede ise üzerinde taşıdığı zırhlı üniforma bariz olan bir savaşçıyı hizmetkar çocuğa kalkanını uzatırken görüyoruz ⚔⚔⚔ 

Kentteki mezarların 23’ünde yazıt bulunuyormuş. Bunlardan 13’ü Likçe, 10’u eski Yunanca’ymış. Biz sadece zeminde yer alan kaya mezarındaki yazıtı görebildik. Diğer yazıtları görmek için kayalara tırmanmak gerekiyor 🧗‍♂️🧗‍♀️

Ören yerinde mezarlara tırmanmak tehlikeli ve yasaktır tabelası göreceksiniz. Dolayısıyla aşağıdan tüm mezarları incelemek gerekiyor. Hatta mümkünse dürbünle tüm mezarları incelemenizi tavsiye ederiz 🙂 Çünkü çok ilginç detaylar yakalayabiliyorsunuz 🤗

Resimli Mezar

Kentin ünlü ev tipi mezarlarından biri olan “Resimli Mezar” doğu nekropolünde yer almaktadır. Bu anıt gerçeğe yakın boyutlarda yapılmış 11 insan kabartmasından dolayı ün kazanmıştır. Günümüzde az da olsa fark edilen boya kalıntıları (mavi-sarı-kırmızı) bu betimlemelerin Klasik Dönemde çok renkli bir üslupta boyandığını göstermektedir.

Bizans Şapeli

2010 yılı kazılarıyla ortaya çıkartılan şapel Myra’nın önemli bir ortaçağ yapısıdır. Şapelin yıllarca 5-6 metrelik alüvyon tabaka altında kalması günümüze kadar iyi korunmasında önemli bir etken olmuş.

Kiremit çatısı hariç bir çok kısmı ayakta olan şapel yağmur ve rüzgardan korumak amaçlı bir yapay bir çatı ile örtülmüş. Aşağıdaki resimde görebileceğiniz gibi şapelin altar bölümünün arkasında haç şeklinde bir pencere mevcut. Güneş buradan günün belirli saatlerinde içeri haç biçiminde yansıyor. Mimari açıdan çok iyi düşünülmüş bir ayrıntı 👏👏👏

Deisis (Yakarış) Sahnesi

12. Yüzyılda inşa edilen şapelin giriş kapısının yan duvarında çok önemli bir fresk keşfedilmiş. Meryem, İsa ve Vaftizci Yahya’nın birlikte yer aldığı Deisis freski ihtişamıyla bizi selamlıyor 🤩

Bu fresk şapelle birlikte sekiz yüzyıl boyunca alüvyonların altında kalmış. Bu alüvyonların koruyucu etkisinden ötürü günümüze korunmuş halde gelen freskin kompozisyonu bir hayli ilginç. 

Yunanca Deisis Türkçe Yakarış olarak bilinen sahnede kıyamet gününde insanları bağışlaması için İsa’ya yalvaran Meryem ve Yahya tasvir edilir. Alttaki resimde görebileceğiniz üzere Meryem ve Yahya’nın elinde rulo kağıtlar yer almaktadır.  Bunlar aslında İsa ile olan diyaloglarıdır 🗨

Deesis Diyalogları:

-Meryem: “Annenin dileğini,yakarışını kabul et ey Kelam”

-İsa: “Ne istersin annem?”

-Meryem: “Ölümlülerin kurtuluşunu”

-İsa: “Beni öfkelendirdiler”

-Meryem: “Onlara acı oğlum”

-İsa: “Ama pişman olmuyorlar”

-Meryem: “Onlara kurtuluşu armağan et”

-İsa: “Hepsi kurtarılacaklar”

-Meryem: “Sana şükrediyorum Kelam”

-Yahya: “İşte, dünyanın günahını kaldıran Allah kuzusu!”

2017 yılında Şapel ile ilgili maalesef kötü bir olay yaşanmış. Şapel’in giriş duvarında yer alan mermerden yapılmış haç figürü yerinden sökülerek defineciler tarafından çalınmış 😠😠😠

Tarihe zarar verip çaldıkları şeylerden rant sağlamak isteyen insanların bu faaliyetleri için umarız ki caydırıcı cezalar verilir ve defineciliğin önüne geçilebilinir 👎😐

Deesis (Yakarış) sahnesinin bir başka örneğini Demre’de bulunan Aziz Nikolaos (Noel Baba) Kilisesinde görebilirsiniz.

Hamam

Hamamın MS. 2.-3. yüzyılda inşa edildiği düşünülüyor. Mimari açıdan Likya şehri hamamlarının çoğunda kullanılan bir plandadır. Yan yana dizili dikdörtgen birimlerinden oluşur.

Hamam yapısı ören yerinin dışında Demre yolunun kenarında bulunuyor. Günümüze kadar iyi durumda gelmiş hamamda bilgilendirme tabelası yok. Bu yüzden bulmakta zorluk çekebilirsiniz.

Aşağıdaki haritada hamamın konumunu görebilirsiniz 🙂

Myra antik kentini gezdikten sonra Demre merkezde (2,5 km uzaklıkta) yer alan Aziz Nikolaos kilisesini ziyaret etmelisiniz 👍

 

Kaynakça:

1-www.kulturportali.gov.tr

2-www.muze.gov.tr

3-Lukka’dan Likya’ya kitabı, yky yayınları

4-Aktüel Arkeoloji dergisi 56. sayı

5-Arkeolojisinden doğasına Myra Demre ve çevresi kitabı-Nevzat Çevik

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.